En sondaki ben

En sona geldiğimi ve orda saniyeler içinde bunlarımı kabullenmeye çalıştığımı düşündüm. Aslında gerek yok çünki kabullenmektede zorlanacağımı düşünmüyorum.

Çocukken kar kış günlerinde; ayaz da uzun bir yolda eve doğru giderken, kemiklerime kadar işleyen soğun içinde eve gittiğimi sobanın başında olduğumu ve o sobanın başında içinde bulunduğum geçmişimde, bu anımı düşünen beni düşünürdüm.

Çekilen zorlukların, hiç çekilmemiş gibi olması, saat-dakikalar önce orda olacağımı düşünürken, çektiğim tüm titretici ızdırabın aslında hiç olmadığını, Olurken sadece hiç olmamış gibi olan, o soba başındaki gözlerimin daldığı zamansal algıyı yakalamaya çalıştığımı. Sobanın başındada sanki o an hiç olmadı ve sadece farzettiğimi düşünürdüm. Halbiyse içinde bulunduğum anda ne kadar vakit geçerse geçsin, bir an kendimi o sobanın başında ısınırken bulacaktım ve o anların geçmişliğini düşünecektim.

Her sonun içinde bu halimizdeki o sonu beklerken veya o sona ulaşmaya çalışırken ki biz. O sonda "bu son için o andaydım" değil "o an için bu sondayım" mı diyordum, Anıyormu yoksa farzmı ediyodum. Bir gün gözlerimi çomak çekerek gideceğim bu hayattan kapatırken, O zaman ki beni; şuan ki anlar ile o zamana taşıdığımı düşüneceğim, sanki hiç olmamış gibi. Avuçta eriyen bir kartanesi misali.

post img

Bu kategoride Yanan contalar ahanda bu zamanda Apr 18, 2017


Yorumlar


Başka başka içerikler